Ruh’un yaratılışta yaptığı asıl iş -ve kutsal yazılarda genellikle yaptığı şeyin bu olduğunu görüyoruz- bir tapınak inşa etmektir, Tanrı için bir buluşma yeri ve yarattığıyla, özellikle insanla paydaşlık kurabileceği bir yer inşa etmektir. Ve insanın da Tanrı ile mutlu bir şekilde buluşabileceği -birliktelik kurabileceği, paydaşlık edinebileceği bir yer olacaktır. Hatırlayın ki Adem, Tanrı ile birlikte yürüyordu. Ve Tanrı’nın, Kutsal Ruh’u ile inşa ettiği bu tapınakta ki amacı; insanın, Tanrı’yı tanıyabilmesi, Tanrı’yı sevebilmesi, Tanrı’ya güvenebilmesi, Tanrı’yı yüceltebilmesi ve sonsuza dek O’ndan keyif alabilmesiydi.

Başlangıçta Kutsal Ruh’un etkinliğinin özellikle hayatlarımızdaki etkinliğinin ne yönde olduğuyla alakalı düşünebileceğimiz iki yol vardır. Kutsal Ruh, biçimsizliğimize biçim, boşluğumuza doluluk getirmeye gelmektedir. Ve bizi onarmak istemektedir çünkü bizim Tanrı’yla, O’nun kutsal tapınağında iyi bir ilişki içerisinde olmamızı amaçlamaktadır.

Ruh bunu her şeyin başlangıcında yapıyor. Bunu sık farketmediğimizi düşünüyorum. Oysaki tüm yaratılış, Tanrı’nın kendi benzeyişinde yarattığı insanın kendisine tapınması için oluşturulmuş bir tapınaktır. Kutsal Kitap’larınızda Mezmurlar 19’u açın, mezmurun başında daha ilk ayette çok ünlü bir ilan ediş vardır, “Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta. Gün güne söz söyler, gece geceye bilgi verir.” Bunun üzerine biraz düşündüğünüzde, size neyi hatırlatıyor? Kilisedeki ibadet zamanı, değil mi? Kilisede bir ibadet zamanında, tapınmamızda Tanrı’nın yüceliğini ilan etmekteyiz, O’nun ellerinin işlerini duyurmaktayız, vaizler olarak uzun uzun O’nun hakkında bilgi vermekteyiz. Orada bir bilgi vermek var, bilginin vahiy edilmiş hali var. Ve bu yüzden Tanrı, Ruh’u aracılığı ile yaratılışa bir düzen ve doluluk getirdi. Öyle ki o yaratılış içerisinde O’na tapınmaya gelebilelim. Böylece tüm yaratılış Tanrı’nın yüceliğine işaret eden bir aracı ve O’na bu yüceliği getirip, tapınıp, O’nu övebileceğimiz bir meydan haline gelir.

(Sinclair Ferguson’un ‘Kutsal Ruh Kimdir?’ dersinden Mezmur 19:1-2’yi yorumladığı kısımdan alınmıştır.)

Sinclair Ferguson