Önceden ne yazıldıysa, bize öğretmek için, sabırla ve Kutsal Yazılar’ın verdiği cesaretle umudumuz olsun diye yazıldı.

ROMALILAR 15:4

Mesih’in birinci ve ikinci gelişi arasında yaşayan Hristiyanlar’ın geçmişe ve geleceğe bakmaları gerekir: geçmişte onlara kurtuluş getiren yemliğe, çarmıha ve boş mezara; gelecekte bu dünyanın ötesinde Mesih’le buluşmalarına, bedensel olarak dirilişlerine ve sonsuza dek Kurtarıcıları ile birlikte yücelik içinde olmanın sevincine bakmaları gerekir. Yeni Antlaşma’ya bağlılık istikrarlı olarak bu umuda odaklıdır; “Umudumuz Mesih İsa’dır” (1Ti. 1:1) ve “umut kaynağı olan Tanrı’ya” hizmet ederiz (Rom. 15:13). İmanın kendisi “umut edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmak” olarak tanımlanır (İbr. 11:1), ve Hıristiyanlar’ın adanmışlığının “canlarımız için gemi demiri gibi sağlam ve güvenilir olan bu umuda” dayandığı belirtilir (İbr. 6:18-19). Öğrencilerine “hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır” diyen İsa (Mat. 6:21) kendilerine gökte hazineler biriktirmelerini söylerken esasında Petrus’un daha sonra yazacağı gibi “Umudunuzu tümüyle İsa Mesih’in görünmesiyle size sağlanacak olan lütfa bağlayın” demekteydi (1Pe. 1:13).

Bu bir umut etiği olarak Yeni Antlaşma’yı kaplamaktadır. Ayrıca bir hac anlayışıdır: çünkü imanlı kendisini bu dünyada yabancı ve konuk olarak görmelidir (1Pe. 2:11; İbr. 11:13). Bir paklık anlayışıdır: Mesih göründüğü zaman O’na benzer olma umuduna gerçekten sahip olanlar “Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar” (1 Yuhanna 3:3). Bu bir hazırlıklı olma anlayışıdır: herhangi bir zamanda çağrı geldiğinde Rabbimiz Mesih’le daha yakın bir ilişki için bu dünyayı terk etmeye hazır olmalıyız (2Ko. 5:6-8; Flp. 1:21-24; krş. Luka 12:15-21). Bu, bir sabır anlayışıdır: “görmediğimize umut bağlarsak, sabırla bekleyebiliriz” (Rom. 8:25; krş. 5:1-5, burada Grekçe “sabır” sözcüğü baskılar karşısında sebat etme nüansını ortaya çıkarmak için “dayanma gücü” olarak çevrilmiştir). Ve bir güç anlayışıdır: umut, evimize varmadan önce hâlâ süren “geçici, hafif sıkıntılarımıza” (2Ko. 4:17)  katlanmamız, yüce mücadeleyi sürdürmemiz ve yarışı tamamlamamız için bize güç ve güven sağlar (Rom. 8:18; 15:13; 2Ti. 4:7-8).

Hristiyan yaşamı genelde zaferden çok acılarla nitelense de (1Ko. 4:8-13; 2 Ko. 4:7-18; Elç. 14:22), umudumuz kesindir ve ruh halimiz asla tükenmeyen bir güvenle dolu olmalıdır: biz zaferli taraftayız.

J.I. Packer “Teolojiye Giriş” Kitabından