Tanrı’nın Oğlu’nun Mucizevi Doğumu – Dr. John Piper

Luka 1:1-4’e göre; Luka kitabı ve bu kitabın devamı olan Elçilerin İşleri kitabı Teofilus’a, duyduğu Hristiyan öğretilerinin doğruluğunu göstermek, böylelikle de İsa Mesih’te sağlam bir imanı olup kurtulsun diye yazılmıştır.

Teofilus’a İsa’nın ve tüm yaptıklarının önemini idrak ettirmek için, Luka Teofilus’u İsa’nın yaşamının ilk günlerine götürüyor. İncil’deki yazarlar arasında İsa ve Yahya’nın doğumlarının önceden bildirilmesi ve ardından İsa ve Yahya’nın doğumları konularında en çok yazı yazan Luka’dır. İsa’nın ve Yahya’nın köklerini ayrı ayrı açıklayarak, İsa’nın müjdecisi Yahya’ya göre ne kadar üstün olduğunu gösterirken, mukadderatlarının da nasıl Tanrı’nın planında birleştiğini gösteriyor. Luka’nın hikayesi aynı zamanda

Zekeriya ve Meryem’in oğullarının doğumu hakkında Cebrail’den aldıkları sözü alış şekillerine de vurgu yapıyor. Zekeriya inançsızlığı yüzünden azarlanıyor (1:20); Meryem imanı sebebiyle kutsanıyor (1:45). Luka bu şekilde, Teofilus’a ve bize Zekeriya gibi olmamamızı, mütevazı ve açık bir yüreğin gerektirdiğinden daha çok, Tanrı’nın doğruluğu konusunda daha fazla belirti istememiz gerektiğini öğütlüyor. Zekeriya yerine Meryem gibi olmamızı söylüyor. “Ben Rab’bin kuluyum dedi Meryem, ‘Bana dediğin gibi olsun’.”

Meryem’in Taşıdığı Oğul

Bu akşam Cebrail’in Meryem’e sahip olacağı çocuk hakkında söylediklerine odaklanmak istiyorum.

Luka 1:26-38’i okuyalım.

Elizabet’in hamileliğinin altıncı ayında Tanrı, Melek Cebrail’i Celile’de bulunan Nasıra adlı kente, Davut’un soyundan Yusuf adındaki adamla nişanlı kıza gönderdi. Kızın adı Meryem’di. Onun yanına giren melek, “Selam, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir” dedi. Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini düşünmeye başladı. Ama melek ona, “Korkma Meryem” dedi, “Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek. Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.” Meryem meleğe, “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” dedi. Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek. Bak, senin akrabalarından Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı. Kısır bilinen bu kadın şimdi altıncı ayındadır. Tanrı’nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.” “Ben Rab’bin kuluyum” dedi Meryem, “Bana dediğin gibi olsun.” Bundan sonra melek onun yanından ayrıldı.

Cebrail’in İsa hakkında vahyettiği ilk şey “O büyük olacak” (1:32) ayetidir. Bu İsa çok büyük bir adam olacak. Teofilus’un İsa hakkında duyması gereken ilk şey budur. Teofilus belki de Nasıra adını hiç duymadı. Bu genç kadın da fakir ve silik bir kişi olabilir. Dış görünüşe bakarak yargılamamalısınız. Bu kadının oğlu büyük olacak. Şüphesiz ki, Grek ve Roma tarihinde yaşamış önemli insanların hayatlarını çok az biliyorsun, Teofilus. Sakın aldanma! “İnsanların gururlandıkları ne varsa Tanrı’ya iğrenç gelir.” (Luka 16:15). Tüm bu zıtlıklara rağmen Meryem’in bu oğlu büyük olacak. Benimle gel, Teofilus. Bu kitapta, büyüklüğün yeni bir görünümü üzerine bir yolculuğa çıkıyoruz. Erkenden yargılama. Bu adamın kendini kanıtlaması için kendine zaman ver. Şunun gibi bir olayı kavramak senin gibi soylu bir Romalı memur için kolay değil: “Aranızda en küçük kim ise işte en büyük odur.” (Luka9:48). Ama doğru olan budur. Eğer şimdi söylemem gerekenleri dinler ve ardından O’nun nasıl yaşadığını ve öğrettiğini izlersen, İsa bunu kendisi sana açıklayacaktır. Bu İsa büyük olacak. O’nun yüceliğinden öğren. Cebrail’in İsa hakkında söylediği bir diğer şey ise “…kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek.”(Luka1:32). Yüceler Yücesi terimi, 35. Ayetin gösterdiği gibi Tanrı için kullanılan terimlerden sadece bir tanesi. “Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.”(Luka 1:35). Bu iki terim, Luka 8:28’de bahsedilen cinli Gerasalı adamın İsa’yı görünce çığlık attığı an bir arada kullanılıyor. “Yüksek sesle “Ey İsa, yüce Tanrı’nın Oğlu, benden ne istiyorsun? dedi.” Meryem, bu çocuk Tanrı’nın Oğlu olacak.

Tanrı’nın Oğlu Olmak Ne Anlama Gelir?

İsa, Tanrı’nın Oğlu’dur demek ne anlama geliyor. Bu, genellikle çok kullanılan bir cümle grubudur ve birçok farklı kişiyi anlatmak için kullanılabilir. Örnek verirsek; Melekler de Tanrı’nın oğulları olarak çağrılabilir. Eyüp 1:6 şöyle diyor. “Bir gün ilahi varlıklar RAB’bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.” (İlahi varlıklar: İbranice Tanrı Oğulları demektir),(Mezmurlar 29:1;82:6). Aynı şekilde, İsrail halkına da Tanrı’nın Oğlu denilirdi. Tanrı, Musa’ya Mısırdan Çıkış 4:22’de şöyle diyor. “Sonra firavuna de ki, ‘RAB şöyle diyor: İsrail benim ilk oğlumdur. Sana, bırak oğlum gitsin, bana tapsın, dedim.” Ve tabii ki de Hristiyanlar’a da Tanrı’nın Oğulları deniliyor: “Tanrı’nın Ruhu’yla yönetilenlerin hepsi Tanrı’nın oğullarıdır (Romalılar 8:14).” Ve tüm bunlarla ilgili olarak İsa, Luka 6:35’te ne söylüyor. “Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi’nin oğulları olacaksınız.” Tanrı’nın Oğlu teriminin bu kadar yaygın ve değişik anlamlarda kullanılması bize Kutsal Kitap’ın daha dikkatli okunması gerektiğini gösteriyor. Dikkatli okumanın gerektirdiği şeylerden bir tanesi; okurken kelimelerin ya da kelime gruplarının her zaman aynı anlamda olmadığını aklımızdan çıkarmamaktır. Aynı kelime veya kelime grubunun birçok farklı anlamı olabilir. Konuşurken veya yazarken insanların kendilerince ne anladıklarından ziyade sizin sözlerinizden ne anladıklarına önem verirsiniz. Sadece bu kadar da değil, şu an söylediklerinizle bir karara varılmasını istersiniz, beş yıl önce söylediklerinizle değil. Bu söylediklerim Kutsal Kitap içindeki yazarlar için de geçerlidir. Luka’nın bir kelime ile anlatmak istediği şeyle aynı anlama gelmeyebilir. Aynı şekilde Luka 1 ve Luka 6’daki “Yüceler Yücesi’nin Oğlu” aynı anlama gelmeyeceğini göz önünde tutmalıyız.İki tarafta da aynı sözcüğün kullanıldığına dair bir şey varsa; bir yazarın net olabilmesi için takip etmesi gereken yol; bir kelimeyi kullanmaya karar verirken aklımıza gelecek en yakın anlamıyla kullanması ve diğer kullanışlarda kapsamlı anlamlarda kullanmasıdır.

Eğer bu prensibi Luka 1’de takip edersek 2 şey öğreniyoruz.

1. İsa’nın Oğul olduğuna dair bir Eski Antlaşma örneği var.
2. O’nun oğulluğunun tüm dünyada eşi benzeri yoktur.

Davut’un Soyundan Gelen Vaat Edilmiş Çocuk

1) İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olmasının anlamını açıklamamıza yardım edecek en yakın cümle 32. Ayetin son yarısındadır. “Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek.” Bu demektir ki, İsa, uzun süredir gelmesi beklenilen Yahudi Mesihi yani İsrail’in Kralıdır. Bu sözler, 2. Samuel 7:12-16’da Davut’a gösterilen peygamberlik yerine gelsin diye söylendi. Bu metne birlikte bakalım. Peygamber Natan, Kral Davut’a şöyle diyor: “Sen ölüp atalarına kavuşunca, senden sonra soyundan birini ortaya çıkarıp krallığını pekiştireceğim. Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de baba olacağım, o da bana oğul olacak. Kötülük yapınca, onu insanların değneğiyle, insanların vuruşlarıyla yola getireceğim. Ama senin önünden kaldırdığım Saul’dan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim. Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak, tahtını sonsuza dek sürecektir. “

Luka 1:32,33 ve 2.Sam.7:12-16 arasında en az üç bağlantı var.

Luka 1:32’de Davut’un İsa’nın atası olduğu söylendi ve 2.Sam.7:12’de gelecek olan kralın Davut’un soyundan olacağı söyleniyor.

Luka 1:32’de İsa’ya Yüceler Yücesi’nin Oğlu denecek deniyor ve 2.Sam.7:14’te Tanrı, Davut’un soyundan gelecek olan bu kral için “Ben ona baba olacağım, o da bana oğul olacak” diyor.

Luka 1:33’te İsa’nın krallığının sonsuza dek süreceğinden bahsediyor ve 2.Sam.7:13,16’da “… tahtın sonsuza dek sürecektir” deniliyor. Bu nedenle, Cebrail’in İsa’yı eninde sonunda Davut’a olan peygamberliği yerine getirecek olan olarak göstermesinde hiçbir şüphe yoktur. Peki bu bize İsa’nın oğul olmasıyla ilgili ne söylüyor?

Burada çok dikkatli olmalıyız. Eski Antlaşma’da olan peygamberlikler ve bunların Yeni Antlaşma’daki karşılıkları o kadar basit değil. Karışık ve büyük bir dikkatle düşünmezsek bizleri öğretisel yanlışlara götürebilecek kadar da ciddidir. 2.Sam.7:14 Davut’un soyunun ya da tohumunun 12. Ayetteki Tanrı’nın Oğlu sözüne işaret edebileceğini söylüyor. Söylenenlerin Mesih’le olan ilişkisi bunlardan ibaret olsaydı, basit bir şey olabilirdi. Bir diğer cümle 14. Ayette şöyle diyor. “Kötülük yapınca onu insanların değneğiyle, insanların vuruşlarıyla yola getireceğim.” Yeni Antlaşma’nın tanıklık yaptığı şey Mesih’in her zaman günahsız olmasıdır” (İbr.4:15). O zaman Mesih bu peygamberliği yerine getirdi mi getirmedi mi?

Yeni Antlaşma’nın Mesih’in bu peygamberliği gerçekleştiren olarak gördüğüne hiç şüphe yok. Cebrail’in sözleri bunu gösteriyor ama Petrus’un Elç.İşl.2:30’daki sözleri bunu daha da netleştiriyor. “Davut bir peygamberdi ve soyundan birini tahtına oturtacağına dair Tanrı’nın kendisine ant içerek söz verdiğini biliyordu.” Petrus, 2.Sam.7:12-16’nın gerçekleşmesinde babası Davut’un tahtını addettiği zaman Mesih’in dirilişini ve göğe yükselişini gördü.

Peki bu peygamberlik nasıl olur da İsa’yı işaret eder ve O’nun günah işleyeceğini söyler? Cevap 12. Ayetteki “tohumu” ya da “soyu” kelimelerinde yatmaktadır. Birbirine benzer anlamları vardır, farklı anlamda kullanılmamışlardır. Belli bir kişiye işaret etmezler, bir nesili ya da ev halkını işaret ederler. Bu nedenle Luka 2:4’te şunları söyledi. “Böylece Yusuf da, Davut’un soyundan ve torunlarından olduğu için …” Rab 2.Sam.7:13’te “Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim” dediğinde Süleyman’ı anlatmak istiyor. Kendi oğlu bir tapınak kuracak ve Süleyman’ın tahtı sonsuza dek sürecek. Sadece Süleyman değil, İsrail’i yönetecek kendi soyundan olan biri mutlaka olacağı için tahtı sonsuza dek sürecektir. Bunların ne anlama geldiğini biliyoruz çünkü Davut hakkında benzer şeyler 16. Ayette kullanılıyor. “… tahtın sonsuza dek sürecektir.”

Bu nedenle tahtın varisi olacak olan Davut’un soyuna babalık yapacağına dair söz verdiğinde demek istediği soyundaki kötü kralları cezalandıracak ama sevgisini bu nesilden asla çekmeyecektir. Bu gerçek hakkında Mezmurlar 89:28-37’de genel bir açıklama var. Şimdi buna bakalım. Mezmur yazarı Ezrahlı Eytan, Davut’a verilen vaatler nedeniyle çok sevinçli. “Sonsuza dek ona sevgi göstereceğim, Onunla yaptığım antlaşma hiç bozulmayacak. Soyunu sonsuza dek, Tahtını gökler durduğu sürece sürdüreceğim. Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa; Kurallarımı bozar, Buyruklarıma uymazsa, İsyanlarını sopayla, Suçlarını dayakla cezalandıracağım. Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim. Antlaşmamı bozmayacak, Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim. Bir kez kutsallığım üzerine ant içtim, Davut’a yalan söylemeyeceğim. Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak, Göklerde güvenilir bir tanık olan ay gibi Sonsuza dek kalacak.”

Buradan anladıklarımızla, 2.Sam.7 ve Mez.89’un bir gün Davut’un soyundan gelecek olanın sonsuza dek kalacağını çıkarabiliriz. Buradaki o kadar iç açıcı değil ama sonrasında yapılan peygamberlik bu durumu açıklığa kavuşturuyor. Örneğin Yeşaya 9:6-7’de “Çünkü bize bir çocuk doğacak, bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak… Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak ve sonsuza dek sürdürecek. Her Şeye Egemen RAB’bin gayreti bunu sağlayacak.” İsa sahneye çıktığında Davut’a verdiği sözü yerine getirmek için, sonuna, Davut’un soyundan ancak diğerleri gibi günahkar ve cezalandırılmasına gerek olmayan kutsal, adil ve sonsuza dek yaşayacak olan geldiğinde her şey netlik kazandı.

Tamamen Eşsiz olan Tanrı’nın Oğlu

2) Süleyman ve onun nesli 2.Sam.7:12-16’da verilen sözü kısmen yerine getirdiler ama İsa bu sözü tamamladı ve tam olarak yerine getirdi. O’nun kutsal oğul olması aynı onlarınki gibi, bir kraldı ve babası tarafından ilgilenildiği için mutluydu. Davut’un ebedi evladı, son olduğu için, eşsiz olduğu gibi Kutsal Oğul olduğu için de eşsizdi. Bu 35.ayet tarafından kanıtlandı. “Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.”

Davut’tan olma tüm diğer kişilere Tanrı’nın oğulları denildi çünkü Davut’un soyuna aittiler. Oğul olarak dünyevi ilişkilerini 2.Sam.7:14’ün yardımıyla açıklanıyor. Bu, İsa’nınkine benzeyen bir ilişki değildir. O’nun kutsal oğul olması Davut’un soyundan gelip verilen sözü yerine getirip tamamlayan son kişi olmasıyla alakalıdır. Bu sebeple 32.ayette oğul olduğunun açıklanması krallığının Davut’un soyundan geldiğine dair olan açıklamadan önce gelmektedir. Kral olduğu için Tanrı’nın Oğlu değildir. Tanrı’nın Oğlu olduğu için bir kraldır. Bu sebeple O’nun oğulluğu, Davut’un, Süleyman’ın ya da herhangi birinin oğulluğuna benzemez. Daha önce kimsenin olmadığı ve sonra da kimsenin olamayacağı, Tanrı’nın tek Oğlu’dur. Tanrı, İsa’nın anlaşılamayan karakterini göstermek için O’nun bakireden olan doğumunu kullandı. Matta 1:25’te, İsa doğana kadar, Meryem ve Yusuf’un hiçbir cinsel ilişkiye girmediğini söylüyor. Normal yollar yerine, Kutsal Ruh üzerine geldi, Yüceler Yücesi’nin gücü Meryem’i gölgeledi ve insanlık tarihteki en büyük olay olan Tanrı’nın vücut alması, İnsanoğlu’nun ortaya çıkışı başlamış oldu. İsa, Davut’un soyundan geldiği için, bir görev için seçildiği ya da Tanrı kadar temiz olduğu için Tanrı Oğlu olmadı. İsa Tanrı’dan geldiği için Tanrı’nın Oğlu’dur. Görevi, işlevi ya da karakteri Tanrı’dan geldiği için değil tamamen Tanrı’dan geldiği için. O’nun doğası Tanrı’nın doğasıdır. C.S.Lewis’in dediği gibi “Baba olduğunda, kendine benzer bir şeyin babası olursun. Bir adamın insandan bir bebeği olur, bir kunduzun küçük bir kunduz yavrusu olur ve bir kuşun ise küçük kuşlar çıkaracak olan yumurtaları olur.”(Beyond Personality, 1948, sayfa 5). Benzetmeden de anlaşılacağı gibi, Tanrı, İsa’nın babası olduğunda, İsa Tanrı oluyor. Pavlus’un Koloseliler 2:9’da dediği gibi “Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor.” İsa’nın kutsal oğul olmasını, o mucizevi doğumundan ayrı tutmak isteyen birçok okumuş, eğitimli kimse var. Açıkçası, İsa’nın tek Oğul olduğuna, bakireden doğduğunu yoksayarak inanmak da mümkün. Herhangi bir şekilde inanmak mümkün. Mühim şey, neyin Kutsal Kitap’a uygun olduğu ve birçok gerçeğe açıklama getirip getirmediği. Luka için ya da en azından Cebrail için, İsa’nın tek Oğul olması, O’nun mucizevi doğumundan ayrılamaz. Aslında, Cebrail’e göre İsa’nın Oğul olması Kutsal Ruh’un O’na olan salahiyetli tavırlarından kaynaklanıyor. “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, …Bunun için doğacak olana kutsal Tanrı Oğlu denecek.” (Ayet 35). Luka’nın neden İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğuna dair cevabı şu olabilir: Yalnız Yusuf’un değil, benliğini aldığı Tanrı’nın Oğlu’ydu.

Bu mükemmel gerçekle ilgili imanımız için odaklanmamızı istediğim bir şey var. İsa’nın mükemmel olacağını öğrendik, aslında, meleklerden daha mükemmel, yaşamış en mükemmel kişi olduğunu öğrendik. Davut’a 2.Sam.7:12-16’da verilen sözün en son tamamlayıcısı olduğunu ve bundan sonra Yakup’un soyu üzerinde yetkisi olacağını öğrendik. Bir Mesih ve İsrail’in Kralı olacak. Odaklanmak istediğim son şey ise sonsuza dek egemenlik sürecek ve egemenliğin sonu gelmeyecektir. (Luka 1:33)

Son henüz gelmedi! Tanrı’nın sağına gitmek için göğe doğru yükselirken, yerini evrenin tahtında oturan İnsanoğlu olarak aldı ve sonnsuza dek orada hüküm sürecek. Şimdi dokunulmazdır; kesinlikle hiçbir şey O’nun yönetimini bozamaz. Ölüm O’nun ardında kaldı ve refah, neşe ve sevinç dolu sonu gelmeyen bir gelecekle tüm halkı O’nun önünde eğiliyor. İsa’nın ardından gitmek için ne kadar da teşvik edici! Yarın umudunuzu anlatmanıza fırsat verecek bir şey olursa, onlara şunu söyleyin: İsa Mesih Tanrı’nın Oğlu’dur ve O’na iman etmiş herkesle birlikte sonsuza dek yönetecek olan O’dur. Amin.

John Piper