Kutsal Kitap’taki bazı bölümler gerçekten de böyle olduğu izlenimini verirler. “… onları yarattığıma pişman oldum.”  (Yaratılış 6:6). “…uyardığım ulus kötülüğünden dönerse, başına felaket getirme kararımdan vazgeçerim.” (Yeremya 18:8). Tanrı’nın kararları bazen iptal edilmişti. Yunus, Nineve’da yaşayan insanlara şehirlerinin yerle bir edileceğini söylemişti ancak Tanrı onları esirgedi. Kral Hizkiya’nın çok geçmeden öleceği söylenmişti ancak Tanrı onun yıllarına onbeş yıl daha ekledi.

Tövbe etmek ifadesinin anlamı esas olarak, fikrini değiştiren kişinin bilgisiz (habersiz, cahil), ya da hatalı ya da zayıf olduğudur. Tanrı’nın bu anlamda tövbe ettiğini söyleyemeyiz, çünkü bunu söylemek Tanrı’nın bilmediğini, ya da bilerek kötülük yaptığını ya da kötülüğü engelleyemeyecek kadar güçsüz olduğunu söylemek olurdu. Eğer tövbe etmenin tek anlamı bu ise, Kutsal Kitap Tanrı’nın tövbe edebileceğine karşı çıkar.

“İsrail’in yüce Tanrısı yalan söylemez, düşüncesini de değiştirmez. Çünkü O insan değil ki, düşüncesini değiştirsin.”

Tanrı’nın fikrini değiştirdiğini söyler gibi görünen yukarıdaki bölümler, insansal bir açıdan anlaşılmalıdır. Tanrı’nın yüce özellikleri bizlerin insan düşünüşlerinin çok üstündedir. Ancak Tanrı, kendisini anlayabileceğimiz bir şekilde bizlere kendini açıklamıştır. Amacı, iradesi ve fikri hiçbir zaman değişmez. Tanrı, Nineve’yi yok etmek istememişti, ama Yunus’un sözleri aracılığıyla onların tövbe etmesini planlamıştı. Tanrı Hizkiya’nın hayatını hemen sona erdirmeyi arzulamıyor ama onun kendisine dönmesini istiyordu. Tanrı, insanları tövbe etmeye zorlamıştı. Yeşeya kendi zamanında herkese meydan okumuştu ve onun sözleri bugün hala cevapsız bırakılmıştır:

“Her Şeye Egemen RAB’bin tasarısını kim boşa çıkarabilir? Kalkmış durumdaki elini kim indirebilir?” Yeşeya 14:27