1. Pelagiusçular

  • Her insanın ruhu Tanrı tarafından yaratılmıştır(her bireyin ruhu doğuma yakınken veya doğum anında yaratılmıştır).
  • İnsanın ruhu günahsız yaratılmıştır.
  • Adem’in günahının etkisi sadece bir örnektir.
  • İnsan özgür iradeye sahiptir.
  • Bütün insanlar özgür iradeye sahip olduklarından Tanrı’nın lütfu evrenseldir. Yetişkinler vaftiz aracılığıyla günahlarının bağışına kavuşabilirler.
  • Her şeyin ölçüsü insandır. İnsanın özgür iradesi olduğundan kurtuluşunu seçmek de terketmek de onun elindedir. Kurtuluşunu seçmek insana ait olduğundan kurtuluşunu kaybetmek de insanın elinde ve kontrolündedir.
  • İşte, bu yüzden Adem’in günahları başkalarını doğrudan etkilemez. Orijinal Günah diye bir kavram yoktur. Bu nedenle, insanın günahtan dolayı çürümüşlüğü diye bir şey de yoktur.
  • İnsan günah içerisinde doğmadığından, günahtan korunması ve kurtuluşa hiç gereksinimi olmaması mümkündür.

2. Arminiusçular

  • İnsan, Adem’den günahlı bir doğa miras alır, fakat Adem’in suçunu almaz.
  • Bu doğa fiziksel ve zihinsel olarak günahlıdır. İnsanın iradesi ise günahsız ve özgürdür.
  • Lütuf insanların inanmalarını sağlar.
  • İşte, bu yüzden insan tam olarak günahtan dolayı çürümüş olamaz. Çünkü içinde Tanrı’yı arayabilme iradesi mevcuttur.
  • Her şeyin ölçüsü insandır. İnsanın özgür iradesi olduğundan kurtuluşunu seçmek de terketmek de onun elindedir. Kurtuluşunu seçmek insana ait olduğundan kurtuluşunu kaybetmek de insanın elinde ve insanın içinde bulunduğu şartların kontrolündedir.
  • İnsanın yüreğinde bir doğruluk adacığı vardır. İnsan işte bu doğruluğuyla kendi iradesine göre istediği seçimi yapabilir ve hiçbir güç buna karışamaz.


3. Kalvinistler

  • Herkes Adem’den geliyor.
  • İnsan fiziksel doğasını ailesinden alır.
  • Her ruhu Tanrı yaratır.
  • Adem tüm insanlığın  temsilcisi ve başıydı. Adem’in insanlığın temsilcisi olması Tanrı tarafından belirlenmiştir.
  • Herkes Adem’in günahından etkilenmiştir. Herkes Adem’in günahını miras almıştır.
  • “Doğru olan kimse yok, tek kişi bile yok. Anlayan kimse yok. Tanrı’yı arayan yok. Hepsi yoldan saptı. Tümü yararsız oldu. İyilik eden yok, tek kişi bile!” (Romalılar 3:10-12)
  • İnsan doğası Adem’in günahından dolayı tam olarak çürümüştür. Herkes günahkar olarak doğar ve hiçkimse, içinde hiçbir türlü doğrulukla doğmaz veya bu doğruluğu kendi gücüyle edinemez.
  • İnsanın doğası her yönüyle günahlıdır(fiziksel, ruhsal, zihinsel ve irade de dahil). İnsanın içinde hiçbir doğruluk bulunmadığından kendi kendisini kurtarmaktan tamamen acizdir.
  • İşte bu yüzden insanın kurtuluşunu seçmesi gibi bir seçeneği olamaz. Kurtuluş Tanrı’dandır.
  • Herşeyin ölçüsü Tanrıdır. Kurtuluşun ölçüsü de Tanrıdır.  İnsanın Tanrı’yı seçebilmesi için hiçbir doğruluğu yoktu. Kurtuluş insanların kendi seçimleriyle başardıkları bir şey değil, tamamen Tanrı’nın lütfuyla karşılıksız olarak verilmiş bir armağandır.
  • İşte bu yüzden insanın kurtuluşu insan tarafından seçilmediği gibi kurtulmuş olan insanın kurtuluşunu kaybetmesi de olanaksızdır.

Fikret Böcek