Kiliselerin üyelik prosedürleri birbirinden farklılıklar gösterir. Bir kilise bu konuda hangi yöntemi seçerse seçsin, kiliseye üye olmakla aslında şunu söylemiş oluruz: “Kendimi senin eline teslim ediyorum. Kendimi Rab’be ve sana adıyorum.”

Bu, Hristiyan yaşamında son derece önemli olan iki unsuru bir araya getirmektedir: İmanımız, Mesih’e duyduğumuz güven ve Mesih için olan Hristiyan yaşantımız; bunun yanı sıra, paydaşlık içinde olan Hristiyan kardeşlerimize olan adanmışlığımız ve kendini bize adamış olan Mesih’in adanmışlığı. 

Kilisenin resmi üyesi olmak çok ama çok önemlidir, çünkü eğer bunu yapmazsanız, ailesine, “Sizinle oynamayı hiç istemiyorum, ne şimdi ne de sonra” diyen bir çocuktan farkınız kalmaz. Bu durumda çocuğun anne ve babası, çocuğun bir sorunu olduğunu fark edeceklerdir. 

Bu nedenle —resmi, gayriresmi, ya da kilisenin bu konudaki prosedürü doğrultusunda bir üyeliğin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın— kendini kiliseye adamamak demek Mesih’i onurlandırmamak, hatta onun onuruna leke sürmek demektir ve bence bu durum Kutsal Ruh için derin bir üzüntü kaynağıdır.

Başka bir açıdan baktığımızda ise, ihtiyar heyetinin diğerleriyle birlikte bize karşı sorumluluk duyabilmesinin ancak — bir üye olarak— kendimizi kiliseye adamamız sonucunda mümkün olabileceğini görürüz. Öyle ki, bunun için öncelikle onların bize çobanlık edebilmesine olanak tanımamız gerekir, onların bize çobanlık edebilmesi ise, ancak bizim adanmış bir üye haline gelmemizle mümkün olabilecektir. Aynı şekilde, diğer insanların da bizim kendimizi onlara adadığımızın farkına varabilmesi ancak bu çerçevede mümkün olabilecektir.

Eğer Tanrı bize armağanlar veriyorsa, bu armağanları kullanabilmemiz için uygun bir alan da açacaktır. Ancak bir kilisenin şu şekilde bir söz söylemesini gerektirecek hiçbir neden olamaz: “Sen kendini bize adamamış olsan da sahip olduğun armağanları kullanmanı istiyoruz.” Çünkü kilisenin adanmamış kişilerin yalnızca armağanlarıyla ilgilenmesi adanmışlığın ve yüreğimizde duyduğumuz İsa Mesih’in sevgisinin inkârıdır.

Bu nedenle kiliseye üye olmak ve adanmışlık son derece büyük bir öneme sahiptir.

Yukarıdaki metin, canlı yayınlanan Ask Ligonier programı için, Sinclair Ferguson ile yapılmış bir söyleşiden alınmıştır. Türkçeye çevirisi Alper Günay tarafından yapılmıştır.