Bütün bunlar, Rab’bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu: “İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar.” İmmanuel, Tanrı bizimle demektir.

Matta 1:22–23

Birbiriyle uyumlu, ancak belli ki, birbirinden bağımsız anlatılar olan Matta 1:18–25 ve Luka 1:26–56; 2:4–7 pasajları Meryem’in mucizevi bir biçimde gebe kalması sonucunda İsa’nın doğduğuna tanıklık etmekte birleşir. Meryem herhangi bir cinsel ilişki olmaksızın Kutsal Ruh’un eylemiyle gebe kalmıştır (Mat. 1:20; Luka 1:35).

On dokuzuncu yüzyılda liberal teolojinin mucizelere meydan okumasına kadar birçok Hristiyan hiç tereddütsüz bakireden doğumu kabul ediyordu. Sonra Hristiyan doğaüstülüğü ve İsa’nın tanrısallığı hakkındaki tartışmanın odak noktası haline geldi. İmanı doğaüstü olmaktan çıkarmayı ve İsa’yı sadece eşi olmayan bir ruhsal öğretmen olarak yeniden yorumlamayı amaçlayan Liberalizm akımı bakireden doğum olayını gereksiz ve mantıksız bir şüphecilikle çevreledi.

Aslında bakireden doğum, İsa Mesih hakkındaki Yeni Antlaşma mesajının geri kalanıyla uyumludur. İsa’nın kendisi mucizeler yapmış ve mucizevi biçimde ölümden dirilmiştir, o halde dünyaya mucizevi bir giriş yapmış olması yeni bir sorun teşkil etmez. Ölümden dirilip göğe yükselmek suretiyle dünyayı doğaüstü biçimde terk ettiğine göre, dünyaya doğaüstü bir geliş tümüyle uygun düşüyordu. İsa’nın beden almadan önceki yüceliği ve görkemine yapılan vurgu (Yuhanna 1:1–9; 17:5; 2. Ko. 8:9; Flp. 2:5–11; Kol. 1:15–17; İbr. 1:1–3; 1 Yuhanna 1:1) gerçekleştirmek için geldiği yüce görevin ilanını içeren bedensel yaşama giriş biçimini (Mat. 1:21–23; Luka 1:31–35) herhangi bir alternatiften daha doğal hale getirdi.

Matta ve Luka’nın fiziksel bir mucize, apolojetik bir silah ya da iki doğaya sahip Mesihbiliminin kanıtı olarak bakireden doğum olayından daha çok Tanrı’nın kurtuluş amacının gerçekleşmesiyle ilgilenmesi dikkate değerdir.

Tanrısal bir insanın bakireden doğumdan başka bir yolla bu dünyaya gelemeyeceğini doğrulayamasak da, İsa’nın mucizevi doğumu esasen O’nun tanrısallığına ve bizim yeniden doğuşumuzda işleyen yaratıcı gücün gerçekliğine de işaret eder (Yuhanna 1:13). Ayrıca, Tanrı’nın bakireden doğumdan ayrı olarak günahsız insan üretemeyeceğini doğrulayamasak da, İsa’nın insanlığı günahsızdı ve doğumunun koşulları, bir günahkâr olan Meryem’in (Luka 1:47) kendisinden farklı olarak “Adem’de” olmayan ve bir Kurtarıcıya ihtiyacı olmayan birini doğurmasındaki mucizeye dikkat çeker. Sahip olduğu kusursuz insan doğasının günahsızlığı nedeniyle, İsa’nın kaderi insanların günahları için mükemmel kurban olmak ve böylece hem annesinin hem kilisenin geri kalanının Kurtarıcısı olmaktı.

Teolojiye Giriş kitabından / Concise Theology – J. I. PACKER