Galatyalılar 6:2 sürekli kulaklarımızda,

‘Birbirinizin ağır yükünü taşıyın, böylece Mesih’in Yasası’nı yerine getirirsiniz.’

Ancak pek azımız bir kaç ayet daha okumaya devam edip, Galatyalılar 6:5 e gelmeye yelteniyoruz.

‘Herkes kendine düşen yükü taşımalı.’

Aslında bu iki ayet bir çelişkiyi ifade etmiyor. Çünkü iki ayette kullanılan yük kelimeleri birbirinden farklı. İlk ayette ‘baros’ denilen bir kelime kullanılıyor ki bu ağır bir yük anlamını içeriyor, yani bir insanın kendi başına kaldırabileceği türden bir yük değil. Fakat 5. ayet tamamiyle farklı bir şeyi işaret ediyor. Grekçede ‘phortion’ denilen bir kelime ve ‘genelde bir insanın taşıdığı yük’ olarak açıklanabilir. Yani günlük sıkıntılarımız, kaygılarımız, problemlerimiz… Yani hergün taşıdığımız şeyler ya da taşıyabileceklerimiz. Tabii böyle durumlarda önce Tanrı’ya gitmemiz gerektiğini unutmayalım ( Mezmur 55:33 ).

İki farklı kelimede iki farklı anlam var, birincisi çok zor sıkıntılı ve ihtiyaç olan durumlarda diğer kardeşin sevinçle diğer kardeşe yardım etmesi. İkincisi ise, her birimizin yüklerini taşıma sorumluluğunun, yine kendi omuzlarımızda olduğunu işaret ediyor. Bu tabii ki en ufak bir sıkıntıda başka birinden yardım istememeyi de içeriyor çünkü o kardeşinde aynı bizim gibi taşıdığı bir yük var.

Aslında şöyle bir düşünmek lazım, bu iki grubu nasıl ayırabiliriz. Bu iki grubu ayırırken düşünmemiz gereken şey, insanların kendi sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğidir, ancak bazı noktalarda bu sorumluluklar ya da sorunlar boyumuzu aşabilir. Bir kaç örnek vereceğim ve hangi konularda kardeşlerimizin yükünü taşımak ya da taşımamakla ilgili sorumlu olduğumuğuzu sınayacağım. Daha doğrusu siz sınayacaksınız.

İşsiz bir kardeşin, ev kirasını ödememesi (ağır yük mü, kendi taşıması gereken bir yük mü?)
Kanser bir kardeşin masraflarını karşılayamaması (ağır yük mü, kendi taşıması gereken bir yük mü?)
Ateşi çıkan bir kardeşin sizi arayıp yardım istemesi (ağır yük mü, kendi taşıması gereken bir yük mü?)
Bir kardeşin 40 tane ilaç içip intihar etmesinden sonra sizi araması (ağır yük mü, kendi taşıması gereken bir yük mü?)

Biraz düşünün kardeşler ve hangi noktada yardım etmeniz gerektiğini, hangi noktada kardeşin bu problemle kendisi yüzleşmesi gerektiğini düşünün. Bir çok kilisede sürekli para isteyen, çalışmayan ve bir türlü hayatlarını düzeltmeyen kişiler var. Artık onların yükünü taşımaktan vazgeçin.

Tabii ki her inanlı kendisini gerçekten kötü, yalnız, hasta, zayıf hissettiği zaman kardeşini (hatta öncelikle Pastörünü) arayarak yardım ve teşvik istemesi kötü değil iyi bir şeydir. İhtiyaçlarda birbirimize danışmak önemlidir. Fakat unutulmamalı ki birbirimizin yükünü taşımak nasıl Mesih’in yasasını gerçekleştirmemizi sağlıyorsa (Gal 6:2), kendi yüklerimizi taşımakta, yine aynı şekilde Mesih’in bizden beklentisidir.