Giriş:
Türk Kiliselerindeki en ciddi problemlerden bir tanesi, “Tanrı sözü temelli itaatkar ve inançlı çocuk yetiştirememe” konusudur. Kültürümüz ve yaşam şartlarımızdan dolayı bir çok ebeveyn aslında iyi birer aile disiplini almamıştır ve bunun içinde kendi çocuklarını yetiştirirken güçlüklerle karşılaşmaktadır. Kutsal Kitap açık ayetlerle bizlere çocuklarımızın eğitimi konusunda konuşur. Bizlere bir görev vermiştir.

Çocuğu tutması gereken yola göre yetiştir, Yaşlandığında o yoldan ayrılmaz. Sül. Özd. 22:6

Ancak gördüklerinizi unutmamaya, yaşamınız boyunca aklınızdan çıkarmamaya dikkat edin ve uyanık olun. Bunları çocuklarınıza, torunlarınıza anlatın. Yas. Tek 4:9

Bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun. Onları çocuklarınıza benimsetin. Yas Tek 6:6-9

Fakat Tanrı’nın bu açık ve net sözlerine rağmen bu konuda çok eksikliklerimiz olduğunun farkındayız. Birçok Mesih İnanlısı çocuklarını eğitmedikleri gibi kendilerinide eğitmemeyi tercih ediyorlar ve bu çocukların gelişiminde kesinlikle negatif bir rol oynuyor. Büyüdükleri zaman Mesih’in yolundan gitmemelerine neden olabiliyor.

Neyse… Uzun lafın kısası, yararlı olacağını düşündüğüm bir iki nokta hakkında kısaca yazmak istedim. Gelişi güzel bir yazı olduğundan ve amacının sadece Mesih İnanlısı ailelere küçük bir katkı olmasını istediğimden bir çok yerde eksikler görebilirsiniz. Lütfen bu konularda da bize yazın ki, bizlerde sizlerden öğrenebilelim. Şimdilik sadece 4 temel noktaya değineceğim bu yazıya gün geçtikçe  itaat, tutum, tövbe, sorumluluk verme, saygı, tövbe gibi bir çok konu eklenecek. Artık arkası yarın…

1- Ruhsal Yaşamda Gelişim
Bu noktada ele alabileceğimiz onlarca madde olmasına rağmen genel olarak, çocuklarımızın ruhsal yaşamında etkin olmamız gereklidir. Hristiyan ebeveynin en büyük sorumluluklarından biri onlara Tanrı sözünü öğretmek ve öğütlemektir. Artık çocuklar için basılan resimli Kutsal Kitaptaki bölümleri, kısa ve çocukların anlayabileceği şekilde ele alan kitaplar bulunmaktadır. Onlara Tanrı sözünü okumak ve anlayabilecekleri şekilde yorumlamak önemlidir (çocuğun yaşına uygun şekilde). Örneğin Yaratılış kitabının başını kısaca okuduktan sonra ona bir kelime ile özetleyebiliriz (2-4 yaş arası). “Tanrı dünyayı ve içindekileri yarattı.” Aynı noktayı ona soru-cevap yoluylada öğretebiliriz. Örneğin “Dünya’yı kim yarattı?”, “Tanrı yarattı.”

Bununla beraber onun için dua etmek ve beraber tapınma zamanı yapmak önemlidir. Akşam yemekten sonra kısa bir bölüm çalışılıp, üzerinde dua edilebilir. Hatta bir ilahi ile zamanımızı tapınmaya da çevirebiliriz. Elbette ki ebeveynler olarak, daha önce böyle birşey yapmamış olabilirsiniz, ancak bu önemli görevlerimizden bir tanesidir. Onun için ilk başladığınızda bu zamanları kısa tutabilirsiniz. Zaman zaman çok kısa dualar ederek çocuğunuzun o duayı öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz. Örneğin, “Tanrım bize bu yemekteleri verdiğin için teşekkürler, annemi, babamı ve beni koru. Amin” Yakın bir zamanda çocuğunuz artık kendisi dua etmek isteyecektir. Hatta öyle ki ailemin yemekten önce dua zamanında oğlumuz herşey için dua etmek istiyor. “Tanrım, yumurta için teşekkürler, zeytin için teşekkürler, ekmek için teşekkürler…” Bu ebeveynlere de teşvik olacaktır. Çocuklarının Rabbin yolunda adımlar atması onları sevindirecektir.

Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rab’bin terbiye ve öğüdüyle büyütün. Efesliler 6:4

2 – Kişisel Zaman Geçirme
Çocuklarımız sürekli olarak bizlerle oynamak isteyeceklerdir. Onlarla gerektiği kadar zaman geçirmezsek, sevilmediklerini hissedecekler ve sizin zamanınızı alan şeyden nefret etmeye başlayacaklardır. Yani saatlerce kitap okumak çocuğunuza her zaman yardımcı olmayacaktır. Çocuğunuz sizin kitap okuduğunuzu görmelidir elbetteki. Ancak kitapla geçirdiğiniz zamanda onunla geçireceğiniz zamandan çalıyorsa işte o zaman kendisini dışlanmış hissedecektir. Doğal olarakta kitap okumanızdan hoşnut olmayacaktır. “Kaş yaparken göz çıkartmak” deyimi buraya tam oturur herhalde. Onun için çocuğunuzla geçireceğiniz zamana özen gösterin. Bu zamanda kulaklarınızı ona verin (gözünüz televizyonda olmasın), onu dinleyin ve onun seviyesinde bir tutum sergileyin. Zaman zaman oğlumla banyoda su oyunları oynarız. Onun en sevdiği şeylerden bir tanesi su dolu bir kaba (ya da küvetin içindeki suya) elini vurmaktır. Sular heryere fışkırır ve oda bundan çok zevk alır. Dolayısıyla uzun süre suya vurup bağırırız. Bir Pastör’ün kameraya çekilmemesi gereken bir an olduğu kesindir, ancak çocuğunuz, sizin onu çok sevdiğini bilmektedir. Kendisini güvende ve mutlu hissedecektir.

Tabii ki önemli başka bir nokta ise, çocuğunuzun hangi oyundan hoşlandığını bulmanızdır. Eğer kız çocuğunuz varsa o zaman, evcilik oynamaya hazırlanın.

3 – Örnek Olmak
Çocuklarımızı bir çok konuda yetiştirirken bizlerinde aynı yolda yürüdüğümüze dikkat etmeliyiz. Çocuğumuza “sigara içme” diyip, elimizden sigarayı düşürmüyorsak o zaman iki yüzlü bir tavır sergiliyoruz demektir. İyi bir ebeveyn çocuğuna öğütlediği kişi olabilmesi için onu yönlendirmeli ve ona iyi bir örnek olmalıdır. “Benim söylediğimi yap, yaptığımı yapma” kadar yanlış bir tutum olamaz. Bunun için kendinize şu soruyu sorun. “Bir gün çocuğumun aynı benim gibi birisi olmasını istiyor muyum?” Eminim benzemesini istediğiniz kadar istemediğiniz yönlerinizde olacaktır. İşte bu yönlerinizi törpüleyin. Onların benzemesi gereken kişi Mesih’tir ancak önlerindeki örnek sizsiniz. Dolayısıyla bizde Mesih’i görebilecek örnekler çizmeliyiz. Çocuklarınıza Tanrı Sözünü öğütleyip, öğretmiyorsanız; sorumluluk sahibi, itaatkar ve Tanrı yolunda yürüyen çocuklar beklemeyin. Bu başka bir deyişle “okumayı öğretmediğiniz birinden kitap yazmasını beklemek gibidir.”

Ben telefonla konuşurken, oğlumda eline bir telefon alır ve ardımdan yürümeye başlar. Beni taklit eder, aynı benim gibi olmaya çalışır. Taklit ettiği kişi, göklerdeki Babasını taklit etmiyorsa, sonuç hüsran olacaktır.

4 – Sevgi ile Disiplin Etmek
Disiplin çocuklarımızın hatalarından dönüp doğruyu yapmalarını sağlamak için uyguladığımız bir ceza yöntemidir. Bunu dayakla karıştırmamak gerekmektedir. Disiplin ile dayak arasında ki fark, disiplinin çocuğun hatasından dönmesini amaçlayarak yaptığımız planlı bir tutum olmasıdır. Buna karşın dayak, bir anlık öfke ile çocuktan hınç almak amaçlı ona vurmaktır.  Dayak tamamiyle karşı çıktığımız, kişisel kontrolü ve saygısı olmayan kişilerin yaptığı bir uygulamadır. Böyle ailelerde yetişen çocuklar kesinlikle çok zor bir hayat geçirirler.

Disiplin, Kutsal Kitapla bire bir ilgilidir. Tanrı’da zaman zaman bizim hayatlarımızda zor zamanlar geçirmemizi sağlayarak, birşeyler öğrenmemizi arzular.  Hatta bu bazen bizim hatalarımızın ardından gelir. Tanrı halkının sürekli olarak disiplin edildiğini görüyoruz. Tanrı halkına kurallar getirerek, hem kendilerini hem çevrelerine zarar vermelerini önlemek istiyor. Buna rağmen itaatsiz davrananlara cezalar veriyor. İsrail halkında buna yüzlerce örnek var, aynı şekilde Kilise disiplinindende bahsediyor Kutsal Kitap. Hata yapan kişiye nasıl davranılması gerektiği ile ilgili olarak.

Çünkü Rab sevdiğini terbiye eder, Oğulluğa kabul ettiği herkesi cezalandırır. İbr 12:6

Disiplin, elbetteki günahla bağlantılıdır. “Günah, Tanrı’nın yap dediği şeyleri yapmamak ve yapma dediği şeyleri yapmaktır” diyor Pastor Mark Driscoll. Bizler çocuklarımıza yanlış yaptıklarında gerekli cezaları vermeliyiz ki onlarda yaptıkları hatalardan dönsünler. Bunların ne gibi cezalar olacağı kişilerin kendi kararlarına kalmıştır. Köşede oturma cezası, oyuncaklarıyla oturmama cezası, dondurma yememe cezası, popoya bir şaplak (ancak hiçbiri öfkeli bir anda yapılmamalıdır)

Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder. Sül. Özd 13:26

Bu çocuklarımızı sevmiyoruz demek değildir. Aksine çocuğumuzu gelecekteki daha büyük acılardan kurtarmak için onu doğru yollara yönlendirmek amacıyla disipline ederiz. Çocuğunu odanın köşesinde otururken, üzgün bir şekilde bakması hiç kimsenin hoşuna gitmez ancak günah acı vermektedir ve çocuklarda bunu fiziksel olarak hissetmelidirler. Günahın neler getirdiğini görmeyen çocuklar, günahın yanlış birşey olduğunu asla anlamayacaklardır. Tüm Kutsal Kitap’ta çocuklar için tek bir yasa vardır.

Ey çocuklar, Rab yolunda anne babanızın sözünü dinleyin. Çünkü doğrusu budur.  Efe. 6:1

Sözünüzü dinlemediklerinde, size ve Tanrı’ya karşı bir günah işlemiş demektirler. İşte o zaman gerekli uyarılar yapılmalıdır. Çocuğunuz bunu tekrarlıyorsa yapmanız gereken onu disiplin etmektir. Ona yaptığı yanlışın ne olduğunu gösterin. Onu uyardığınızı ama sizi dinlemediğini ekleyin. Bunun için ona ceza vermeniz gerekmekte olduğunu anlasın. Ardında verdiğiniz cezanın arkasında durun, cezayı erken kesmeyin ve ceza süresi bitene kadar yumuşamayın. Cezanın sonunda onu yanınıza çağırarak günah işlemiş olduğunu anımsatın. Size özür dilemesi gerektiğini ve Tanrı’ya karşıda tövbe etmesi gerektiğini bildirin. Zaten bir iki uygulamadan sonra, o size gelip tövbe etmek istediğini söyleyecektir.

Yanlız unutmamalıyız ki disiplin üç durumda uygulanmalıdır, itaatsizlik, saygısızlık ve zarar verme. Geçenlerde eşimle beraber bir alışveriş merkezinde gezen bir aile gördük. Çocuklarının disiplinsiz ve saygısız oldukları her halinden belliydi. Etrafa bağırıyor, çağırıyor, öfkeli hareketlerde bulunuyordu. Babası ve anneside sadece “oğlu, yavrum sakin ol” diyorlardı. Çocuk ailesinin bu tavrını umursamıyordu ve ne yaparsa yapsın sonuçlarının kötü olmayacağını biliyordu. Hatta öyle ki bir noktada çocukla konuşmaya çalışan mağaza görevlisine tekme attı. O anda bu davranışı kendi oğlumuz yapsaydı nasıl bir ceza verirdik diye düşünüyordum. Bunun gibi saygısız bir tavrı asla gerçekleşmeyeceğini bilsemde bunu bir an için düşündüm. Bir yandan kafamda bu çocuğun ebeveynlerine kızarken diğer yandan da çocuğu izlemeye devam ettim. Çok geçmeden çocuk alışveriş merkezinin sepetli arabasının başına geçti. İçinde bir çok yiyecek olan arabayı sürmeye başladı. Bir kaç saniye içerisinde farkında olmadan bir yere çarptı. Az önce çok saygısız bir tavırda bulunun çocuğu ağzını açmayan baba, bir anda köpürmeye başladı. Oysaki çocuk istemeden çarpmıştı ve arabayı kullanmasına babası izin vermişti. Bu örneği vermemdeki amaç ülkemizde yaptığımız en büyük hatalardan bir taneside işaret etmek. Çocuklarımızı ancak itaatsizlik, saygısızlık ve zarar verdiği zaman disiplin ederiz. Onların hatalarında onlara teşvik oluruz. Çocuğun saygısız tavırı disipline edilmelidir, yanlışlıkla arabayı çarpması ya da su bardağını düşürüp kırması değil. Böyle zamanlarda dikkatli olması telkin edilmeli ve teşvik edilmelidir.

Disiplin konusunda son noktamız ise, gevşek ya da  tutarsız tutumları olan ailelerin çocukları, en fazla ahlaki hataya düşen, sorumsuz, saygısız ve tembel bireyler oldukları gerçeğidir. Örneğin, 15 yaşındaki çocuğunuz odasında ki kirli bardağını dahi getirmiyorsa, büyüklerin yanında nasıl oturması gerektiğini bilmiyorsa, yalan söylüyorsa, hiç bir sorumluluk almıyorsa ve ahlaki değerleri takip etmiyorsa, muhtemelen ebeveynler gevşek ya da tutarsız bir tutum sergilemişler demektir.

Çocuklarınızı disiplin ettiğimizde bunun yararlarını yavaş yavaş göreceksiniz. Eğitim ve disiplin bir arada yürüdüğü için, çocuğumuza öğretmediğimiz bir konuda disiplin etmek doğru olmayacaktır. Ayrıca eğittiğimiz konularda başarılı oldukları taktirdede onları ödüllendirmeli ve teşvik etmeliyiz. Örneğin yakın bir zamanda, oğlumuz odaya girerken kapıyı çalması gerektiğini öğrenmeye başladı. İlk zamanlar unutsada bir süre sonra kapıyı çalmaya başladı. Böyle zamanlarda çocuğunuza sarılıp öperek başarısını teşvik etmek ve zaman zaman onu ödüllendirmek uygun olacaktır.

Son olarak önemli bir bilgi ile bitirelim. Eğer çocuğunuz ciddi bir hata yapmışsa, bu zamanları tövbe ve dua ile bitirmeyi unutmayın. Böyle zamanlarda Tanrı’nın ve sizin onu affettiğinizi bilsin. Böylece hem Tanrı’nın sevgisini hemde sizin sevginizi hissedecektir. Çocuğunuzun cezasının ardından onun tövbe etmesini ve sizden özür dilemesini sağlayın, ardından ona sarılın, ve hiçbirşey olmamış gibi yeniden başlayın. Onların hatalarını anımsamayın ve tekrar yüzlerine vurmayın, unutmayın Rab bizim günahlarımızı asla anımsamaz.