Tanrı adil bir Tanrı’dır ve bunun için suçlu olan kişiyi cezasız bırakmaz. İşte bunun için bizlerde çocuklarımızın hatalarında onları disiplin edip doğruya yönlendirmek için gerekli cezaları vermeliyiz.

Cezadaki amacımız çocuklarımızın yüreklerinin ve teşviklerinin kırılması değil ama kötüye yönelen iradelerinin kırılmasıdır.

Disiplin (ceza) üç duarumda uygulanmalıdır, itaatsizlik, saygısızlık ve zarar verme.

İTAATSİZLİK

Çocuğunuz sizin yap dediğiniz bir şeyi ısrarla yapmıyorsa, ya da yapma dediğiniz bir şeyi yapmaya çalışıyorsa disiplin uygulanmalıdır. Çocuklarımız çoğu zaman, söylediğiniz şeyi hemen yapmayarak size itaatsizlik gösterecektir. Biraz zaman öldürdükten sonra söylediklerinizi yapacaktır, aslında bu onların bir şekilde gösterdikleri itaatsizliktir. Kafalarında ‘bak hemen annemin istediğini yapmadım’ düşüncesi, yüzlerinde ise zafer gülümsemesi olur. Zaman öldürülerek yapılan itaat, aslında itaatsizliktir. İşte bunun için bir çok aile ‘bak 3 e kadar sayıyorum’ diye söze girerler. Malesef bu pek yararlı değildir.

SAYGISIZLIK

Özellikle büyüklerine saygı her çocuğun öğrenmesi, hatta bir an önce öğrenmesi gereken bir tutumdur. Saygı göstermeleri gereken bir noktada, gurur dolu tavırlarını görürseniz, o zaman disiplin etmelisiniz. Tabii ki bu disiplin öfke ile değil ama onlara olan saygınızı göstererek olmalı. Bu konuda bende dahil olmak üzere, bir çoğumuz çocuklarımıza karşı sert olabiliyoruz.

ZARAR VERME

Disiplin edilmesi gereken bir başka konuda çocuklarımızın isteyerek bir şeylere zarar vermesi. Bu prosedür aslında bir eğitim istiyor. Öncelikle çocuklarınıza bilerek zarar vermenin doğru olmadığını söylemeli ve buna itaat etmediklerinde ceza alacaklarını bildirmelisiniz. Bunu onlara öğretmeden ceza vermek doğru değildir. Çocuğun bir bardağı alıp yere fırlatması, sadece itaatsizlik kavramı içerisinde yer almaz ama aynı zamanda kişisel kontrol ve öfke gibi problemlerinde olabileceğine dair sinyaller verir.

NE ZAMAN CEZA VERMEMELİYİZ?

Yukarıda ki 3 maddenin aksine, Türkiye’de muhtemelen en çok ceza alan, hatta dayak yiyen çocuklar hata yapanlardır. Hatadan kastım, kendi arzusu dışında bir hata yapan çocuklardır. Örneğin yemek yerken bardağının düşürüp kırması bir çocuğun ceza almasına neden değildir, aksine çocuk çıkan sesten ürkeceği için teşvik edilmesi, hatta bu durumun önemli olmadığı irdelenmesi gerekir.