Elçilerin İşleri 2:40-47
Petrus daha birçok sözlerle onları uyardı. “Kendinizi bu sapık kuşaktan kurtarın!” diye yalvardı. Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı. Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar. Herkesi bir korku sarmıştı. Elçilerin aracılığıyla birçok belirtiler ve harikalar yapılıyordu. İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı. Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı. Her gün tapınakta toplanmaya devam eden imanlılar, kendi evlerinde de ekmek bölüp içten bir sevinç ve sadelikle yemek yiyor ve Tanrı’yı övüyorlardı. Bütün halkın beğenisini kazanmışlardı. Rab de her gün yeni kurtulanları topluluğa katıyordu.

Esenlik sizinle olsun.

Bu bölümde ilk çağ kilisesini görüyoruz. Saf haliyle. Tanrımızın görmek istediği bir kilise. Nasıl bir kilise görmek isteriz? Pazar sabahları yataklarımızdan kalktığımızda, kilisemizin yolunu tuttuğumuzda ne gibi beklentilerimiz olur? Okuduğumuz bölümün 42.ayetinde Öğreti, paydaşlık, ekmek bölme ve dua olarak 4 unsur görüyoruz. Bu 4 unsur hem iman yaşamımızın temel direkleridir hemde kilisemizin yüzüdür. Nasıl bir kilise olduğumuz bu 4 niteliğe bağlıdır.Tanrı da bu 4 niteliği kiliselerimizde imanlılar da görmek istiyor. Biz de istemeliyiz.

Elçi Petrus uzun bir Pentikost konuşması yapmıştı. Petrus’un konuşmasının ne kadar etkili olduğunu 3000 kişinin bir anda vaftiz olup topluluğa katıldığından anlıyoruz.Topluluğa katıldıklarında ne yapmışlardı? Bu kişiler topluluğa katıldıktan sonra kendilerini öğretiye, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar. Erken kilise bunlarla başladı ve bunlarla devam etti. Kiliseyi ve imanlıları güçlü kılan bu niteliklerdi. Bugün de arzumuz böyle niteliklere sahip olalım. Fakat bugün kiliselere yani topluluklara baktığımızda maalesef kiliseleri bu niteliklerden uzak görebiliyoruz. Eğer insanların kiliseye geliş sebebi öğreti almak, paydaş olmak, ekmek bölmek ve dua etmek değilse o kilise ölmeye yüz tutmuştur. Bu tür kiliseleri Elçi Yuhanna Vahiy kitabında dile getirmiştir. Elimde bir Top 5 kötü kilise listesi var (nerden geçti bilmiyorum):
1- Kilisede silahlar varsa
2- Kilisenin içinde ATM varsa
3-Kilisenin içinde Pasaport Şubesi varsa
4- Kilise içinde evlendirme dairesi varsa
5- Kilise içinde Bar ve Restaurant varsa

1- Kilisede nasıl silah olabilir demeyin….Şeytan bu konuda uzmandır. İmanlılar birbirlerini yiyip bitirdiklerinde, dedikodunun bol olduğu ve birbirlerini vurdukların bir kiliseye şeytan çoktan silahlarını sokmuştur.
2-Kilisenin içinde nasıl ATM olur demeyin…Bir kilisenin içinde sürekli para konuşuluyorsa, insanlar para beklentileriyle kiliseye geliyorsa o kilisenin içinde ATM öğretiden, paydaşlıktan, ekmek bölmekten ve duadan daha önemli hale gelmiştir.
3- Kilisenin içinde nasıl pasaport şubesi olabilir demeyin….Belli kişiler kiliseyi yurtdışına kapı olarak görüyorlarsa
4- Kilise içinde nasıl evlendirme dairesi olur demeyin…..Belli kişiler “sadece” eş bulmak için kiliseye geliyorlarsa.
5- Kilise içinde Bar ve Restaurant olur mu hiç demeyin. 1.Korintoslular 11:21’i açın da okuyun. “Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi de sarhoş oluyor” Erken kilisede bunların yerine Tanrı sözünün, paydaşlığın, ekmek bölmenin ve duanın önemini okuyoruz.

1.Erken kilise Tanrı sözü merkezliydi:
Bu kilisenin süsleri sıralar, süsler, heykeller, mumlar değildi ama Tanrı sözü ve elçilerin öğretileriydi. 1.Petrus 2:2: “Yeni doğmuş bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı sözünü özleyin ki,bununla beslenip büyüyerek kurtuluşa erişesiniz”

2-Erken kilise paydaşlık merkezliydi:
Burada kullanılan grekçe kelime koinonia yani paydaşlık, birliktelik demektir. İbraniler 10:24-25:”Birbirimizi sevgi ve iyi işler için nasıl gayrete getirebileceğimizi düşünelim. Bazılarının alıştığı gibi, bir araya gelmekten vazgeçmeliyim; o günün yaklaştığını gördükçe birbirimizi daha da çok yüreklendirelim” Paydaşlık önemlidir çünkü imanlıların birbirlerine ihtiyacı vardır. (Elç.2:44-47)

3-Erken kilise İsa Mesih merkezliydi:
Birlikteliklerin sebebi Mesih’de bir olmalarıydı. Artık Yahudi, Grek, köle, özgür ayrımı yoktu. Ekmek bölme ve Rabbin Sofrası bunun için önemliydi. 1.Korintoslular 10:16-17: “Tanrıya şükrettiğimiz şükran kasesiyle Mesih’in kanına paydaş olmuyormuyuz? Bölüp yediğimiz ekmekle Meshin bedenine paydaş olmuyormuyuz. Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz.Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz” Kilise İsa merkezli olmalıdır. Kilisede İsa Mesihin işleri anılmalıdır ve konuşulmalıdır.Siyaset ve dünyasal şeyler değil.Mezmur 77:11-12:”Rabbin işlerini anacağım,evet geçmişteki harikalarını anacağım.Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim.Bütün işleri üzerinde dikkatle duracağım”

4-Erken kilise dua merkezliydi:
İsa Mesih ayrılmadan önce öğrencilerini dua için teşvik etmişti. Ne için dua önemliydi? Çünkü Rab kilise aracılıyla çalışacaktı.Yuhanna 14:12-14:”Size doğrusunu söyleyeyim,benim yaptığım işleri, bana iman eden de yapacak; hatta daha büyüklerini yapacaktır.Çünkü ben Baba’ya gidiyorum.Baba oğul da yüceltilsin diye,benim adımla dilediğiniz her şeyi yapacağım. Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım” İlk kilise Tanrının vaatlerini ciddiye aldı ve dua etti. Dua güçlü kasları harekete geçiren ince bir sinir gibidir. Kiliselerimizde hastalar, acı çekenler, ekonomik problemler, evlilik problemleri olanlar var. İmanlılar birbirleri için dua etmelidir. İman yaşamımızın 4 temel direği hakkında paylaşmış bulunuyorum. Bunlardan biri bile iman yaşamımızda yoksa 3 ayağı bulunan kırık bir masaya benzeyeceğiz. Kırık bir masayı biz tamir etmeden kullanmayız herhalde. Tanrı neden kullansın? Dört niteliğe sahip olan kişi ve kilise olgun bir kilise olacaktır. Böyle bir kilise bütün halkın beğenisini kazanmış bir kilise olacaktır. Rab’de her gün yeni katılanları topluluğa katacaktır.Amin

12.02.2012
Atilla Sülekoğlu
Doğru Kaya Presbiteryen Kilisesi Pastörü