Geçenlerde Dr. Sinclair Ferguson’un bir yazısını okudum. Yazısına ‘Kapalı kapılar ardında kimsiniz?’ diye başlamıştı. Kim olduğumuzu soruyordu Dr. Ferguson, ancak gerçekten kim olduğumuzla, kimliğimizle ilgileniyordu. Bunun içinde insanların arasında kim olduğumuz ya da neler yaptığımız hakkında bir soru sormuyor. İç odamızda kimiz, bunu merak ediyor.

Bir Hristyanın dışarıda insanların ortasında nasıl davrandığından çok kendi başına yalnızken ne yaptığı çok önemli aslında. Her birimiz diğer insanların arasında iyi, ahlaklı ve dikkatli davranmaya başlarız. Diğer insanların yanındayken tavır ve davranışlarımız aslında kendi başımıza olduğumuzdan farklı olabilir. Bunları yazarken, evinizde atletle sokakta ise takım elbise ile gezmenizden bahsetmiyoruz. Kimliğimizden bahsediyorum. Peki gerçekten yalnızken de aynı kişi miyiz? Düşüncelerimiz, tavırlarımız sokaktakinden farklı mı?

1. Timoteos 1:5 ‘içten iman’ kelimesini kullanıyor bu durum için. Grekçede bu kelime ikiyüzlü olmayan iman demek. Eğer İmanımız sokakta ve iç odamızda birbirlerinden farklıysa işte o zaman içten bir imanla Tanrı’ya bakmıyoruz demektir.

Bu soru, günün sorusu kardeşler. ‘Kapalı kapılar ardında kimsiniz?’.

Düşünelim.