Kısa fakat önemli bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Yorum bilimine ilişkin iki temel nokta gerçekten çok önemlidir. Birincisine Exegesis diyoruz. Grekçe bir kelime ve biz onu ‘dışa doğru yorumlama’ olarak çevirelim şimdilik.

Exegesis: İncilsel metindeki konuyu objektif bir şekilde yorumlama çalışmasıdır. Metin üzerinden başlanır ve sonuca gidilir. Yani dışa doğru yorumlanır.

İkincisine ise Eisegesis diyoruz. Bunada içe doğru yorumlama diyelim.

Eisegesis: İncilsel metinin halihazırda sahip olduğumuz subjektif teolojik düşüncelerimizle yanlış yorumlanmasına denilir. Yani bildiklerimizle içe yani metine doğru bir yorum yaparız.

Şimdi böyle yazınca kafa karışıyor tabii. Ancak bu iki başlık hayatımızda çok önemli bir yer tutuyor. Her birimiz Tanrı sözünü doğru bir şekilde anlamak için arzuluyoruz. Bunun için Tanrı sözünü okurken Rabden yardım diliyor ve en uygun şekilde yorumlamamıza yardımcı olmasını istiyoruz. Elbette yorum bilimsel gerçekleri elimizdeki metinede uyguluyoruz. Tarihi, coğrafi durumu, kültürü vs. işin içerisinede katıyoruz tabii. İşte buna exegesis diyoruz yani objektif bir şekilde Kutsal Kitaptaki pasajın ne anlattığını çözmek. (2 Tim 3:16, 1 Kor 2:12-16)

Fakat eisegesis belkide daha fazla uyguladığımız bir yöntem. Bu halihazırda öğrendiğimiz, duyduyumuz, okuduğumuz bir teolojik düşünceyi incilsel metin ile uyumlu hale getirmeye çalışmak. İlginç bir şekilde aslında inandığımız fakat teolojik olarak savunamayacağımız o kadar çok şey biliyoruz ki. Çünkü öğrendiklerimizi incilsel anlamda irdelemiyoruz ve yorum bilimimiz malesef etkilendiklerimizle yönleniyor. Mesela kısa bir örnek verelim. İsa Mesih’in kurtarıcı olduğunu söylüyoruz ve inanıyoruz. Peki gerçekten bu kanıya Tanrı sözünü incelediğimizde de varıyor muyuz? Yani Kutsal Yazılar bizi, Pastörlerimiz olmadan da ikna ediyorlar mı? Kendi sonuçlarımıza başkaları olmadan da varabiliyor muyuz?

Exegesis ve Eisegesis arasındaki fark her Pastörün bilmesi gereken ve toplulukların çok dikkat etmesi gereken bir konu.