Önemli Not: Bu seride yer alan notlar ‘Dağda ki Vaaz’ çalışma serisinde kullanılmış düzensiz notlardır.

Düşmanlarımızı Sevmek
Rev. Kerem Koç | 12.Mayıs.2013

Pasaj: 43 “ ‘Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. 44Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. 45Öyle ki, göklerdeki Babanız’ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır. 46Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? 47Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu? 48Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun.” Matta 5:43-48

Giriş:

Komşumuz kim? Ferisiler bu konuda yanlış bir algıya sahiptirler.
Çünkü Levililer 19’da İsrail halkı dışında ki adamı da sev diyor.

Düşmanımız kim?

Düşmanımız yok ancak bize düşman olanlar vardır. Maalesef günümüzde sevgi kelimesi Hıristiyanlar arasında çok yanlış anlaşılır durumdadır. Çünkü kültürümüz Tanrı Sözü geleneği ile yoğrulmadığı için İncilsel tanımdan uzaktır. ”Sevgi, insanı bir şeye ya da bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur.” Oysaki Hıristiyan sevgisi sadece bir duygu değil, esenlik ve tutku ile yaptığımız bir seçimdir, her zaman bu kişilere karşı yakın ilgi duyamasak ta onlara merhamet ile bağlılık duygusuna sahip olmalıyız. Ayrıca sadece duygulardan ibarette değildir, bir eylemdir. Tanrı bizim gibi günahlı insanları severken  bizlerde bu konuda onun çocukları olarak babamıza benzemeliyiz.

Herkesi Sevin | 43-44

Kesinlikle çok zor ancak yapmamız gereken bir şeydir bu. Çünkü Tanrı sevgidir.
Arkadaşlarımızı sevmemiz çok zor olmayabilir ama asıl problem bizi sevmeyenleri sevebilmektir.

Mitsuo Fuchida, Japonya tarafından Pearl Harbor’ı bombalamak için seçilen nadir pilotlardandı. Çok iyi bir pilot olduğu için çok çabuk bir şekilde Amerikan ordusu tarafından en nefret edilen pilotlardan biri oldu. Nefret edenlerin arasında Amerikalı Jacob DeShazer’da vardı, o da bir pilottu ve Fuchida’ya ve Japonya’ya cezalarını vermek istiyordu. Bir süre sonra istediğini aldı ve Japonya’nın üzerine bombaları yağdıran ekipte olmayı başardı. Nagoya şehrinin üzerine bombalarını döktükten sonra dumandan dolayı görüşünü kaybetti, ardından benzini bittiği için zorunlu bir şekilde iniş yaptı. Tabii ki yakalandı ve hapishaneye gönderildi. Yaklaşık iki yıl boyunca soğuk, açlıkla boğuştu ve onun yanında olan diğer Amerikalı esirlerin ölümünü izledi. Japonlara olan nefreti daha da arttı. 1944 yılında, birisi ona Kutsal Kitap hediye etti. DeShazer hemen okudu ve Romalılar kitabına geldiğinde yüreğini Mesih’e verdi. İsa’yı Rabbi ve kurtarıcısı olarak kabul etti. Fakat Matta 5:44 onu dramatik bir şekilde etkilemeye devam ediyordu. Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin… Bir süre sonra DeShazer’in tavırları değişti. Onu esir tutanlara selam vermeye başladı önceleri, onlar için dua etmeye başladı. Bu kişilerinde ona karşı tavırlarını yavaş, yavaş değiştirdi, ona daha fazla yiyecek ve ihtiyacı olan malzemeleri getirmeye başladılar. Sonunda savaş bitti, DeShazer özgür bırakıldı. Amerika’ya döndü ve İncil Okulunda okudu, ardından Japonya’ya, Nagoya’ya dönmeye karar verdi. Orada Tanrı sözünü duyurmaya karar verdi. ‘Japonların esiriydim’ adında bir yazı yayınladı. Kısa sürede birçok Japon onun kurmakta olduğu kiliseye akın ettiler ve düşmanını affetmeye başladılar. Bu arada Fuchida, Japon kahramanı pilot, savaş sonrası kendi hayatına dönmüştü. Bir gün eline küçük bir kitapcık iliştirdiler. Üzerinde ‘Japonların esiriydim’ yazıyordu. Okudu, tekrar okudu. Ciddi bir budist olmasına rağmen bir Japonca Kutsal Kitap aldı. Özellikle İncil’de ki ‘Baba onları bağışla çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar’ sözüne çok takıldı. Daha sonra DeShazer, Fuchida ile tanıştı, bir gün birbirlerine aktif bir şekilde düşman olan kişi, Mesih’te en yakın dost oldular. Fuchida’da Japonya’da aynı DeShazer gibi önemli bir Tanrı sözünün duyurucusu oldu.

Sevginin neler yapabileceğine dair harika bir öykü!

Babanın Oğulları Olmak | 45-47

Babanın yaptığını yapmak, Çünkü babamız bereketini, dökerken ayrım yapmıyor.

İyiliğe kötülükle cevap vermek, şeytanidir
İyiliğe iyilikle cevap vermek, insanidir
Kötülüğe iyilikle cevap vermek, tanrısaldır.
Sadece sizi seveni severseniz, diğer insanlardan ne farkınız kalır. Bir putperestten farkımızın kalmayacağını söylüyor.

George Whitefield, kendisine karşı yazılmış sahte ve acımasız bir mektup alınca suçlamalarda bulunan kişiye şöyle yazmıştı.

Öncelikle, mektubunuz için çok teşekkür ederim. Siz ve sizin gibi bana karşı olan düşman olan kişilere gelince, şunu söyleyebilirim ki, kendimle ilgili olarak, sizin beni suçlayabileceğinizden çok daha fazla hatam olduğunu biliyorum. Mesih’in sevgisiyle. George Whitefield.

Kendisini savunmadı, insanları hoşnut etmekten çok Tanrı’yı hoşnut etmeye çalıştı. Babasının oğlu olmaya çalıştı, ona saldıranlara karşı boynunu eğdi ve onlara merhamet etti. Bizde babamızın oğlumuyuz? Babasının oğlu… Yaptıkları ile bilinir. Acaba böyle miyiz? Bize karşı olanlara karşı tutumumuz nedir? Birisi bize zarar vermek istediğinde, ya da ailemize…

Thomas Cranmer, İngiltere’de ki Reform’da Cantenbury’nin Archbishop’u olan bu lider hakkında şakayla karışık olarak denilir ki, ‘eğer Cranmer’in dostu olmak istiyorsan, ona büyük bir kötülük yapman lazım, çünkü ahlaksıza karşı her zaman kibardı, kötülük yapana karşı her zaman dostça yaklaştı. Ona saldırana karşı her zaman sevgi gösterdi. Bu onun her zaman yaptığı bir şeydi.

Burada toplumun hırsızlık ve ikiyüzlülükleri nedeniyle dışladığı vergi görevlilerine de gönderme yapıyor. Bu görevlilerin çoğu İsrail halkından olmasına rağmen Roma hükümetine çalışıyor ve haraç alıyorlardı. Hatta bu kitabın yazarı Matta’da bir vergi görevlisiydi. Bu işe sahip olanlar özellikle rüşvet alan ve hırsızlık yapan kişilerdiler. Bu örnek aklınıza hangi mesleği getiriyor bilmiyorum ancak, rüşvet kültürümüzde etkin bir yer tutuyor. Her ne kadar şimdilerde çok daha iyi bir yerde olsak ta, dünyada rüşvetsiz iş yapamadığınız hala birçok ülke var. Bu kişiler toplumun düşmanıydılar. Çünkü sadece kendilerine iyi davrananlara iyilik ediyorlardı.

Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.” 21Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen. Romalılar 12:20

Neden? Diğer İnsanlardan Farkımız Olmalı | 48

Matthew Henry, ‘Hıristiyanlık insanlıktan fazlasıdır. Diğer insanlardan daha çok şey biliyoruz. Tanrı hakkında diğerlerinden daha çok konuşuyoruz. Daha tövbekarız. Bizlere verilen vaazlar diğer insanlardan daha çok. Tanrı bizleri kötülüğün egemenliğinden kurtararak diğerlerinin sahip olmadığı bir ayrıcalıkla bereketledi. Elbette ki bizden beklentisi de o derecede fazladır. Bizleri sevilemeyecek kişileri sevmeye çağırması da bundandır.’

Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. Öyle ki, göklerdeki Babanızın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır.

Babamız Kutsal Olduğu gibi sizlerde kutsal olun. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi sende bizim suçlarımızı bağışla… Babamız yetkindir kardeşler ve bizleri de yetkin olmaya çağırıyor. Farklı olmamızı bekliyor.

Kendi kanı aracılığıyla kurtardığı bizlerin aynı fedakarlık ve karşılıksız, beklentisiz pak sevgi ile diğerlerini sevmemizi istiyor. Nasıl? İsa Mesih’in sevgisini iyi anlamamız gerekiyor. Tanrı,  lütufkar, karşılıksız ve beklentisiz bir şekilde seviyor.